30 Mart 2016 Çarşamba

OJE İNCELEMESİ #22 : ESSENCE NO : 4

Merhaba arkadaşlar;

Bugün size yeni denediğim bir ojeden bahsetmek istiyorum. Bu seferki ojemiz Essence den. Oldukça değişik bir oje en azından benim için öyle neden öyle olduğunu birazdan okuyacaksınız.



Bu oje Essence nin Love and Sound serisinden çıkmış desert matt ojelerinden. Bendeki rengi 04 numaralı Feel the vibe rengi.

Serideki Desert yani çöl teması ojenin tırnağa sürdükten sonra üzeri sanki kumluymuş gibi olmadandın geliyor sanırım. Şişesi oldukça büyük bu şekilde hem rengi hem de özelliği itibariyle her gün kullanılmayacak bir ojenin şişesinin büyük olması bence pek iyi değil. En azından benim için değil çünkü ayda yılda bir süreceğim tonda ve yapıda o nedenle beklide çok fazla kullanamadan bozulup atmama neden olabilir.



Rengi çok koyu yonda olmadığı için iki kat sürmenizi tavsiye ederim. Durusu  özelliğini düşünürsek çok zor olmadı benim için.  Rengi de oldukça acık ve krem ton karışımı bir renk. Dediğim gibi çok günlük bir renk değil ancak kıyafetlere uydurmak ya fa kumlu yapısı bedeniyle değişiklik amacıyla kullanılabilir.



Tırnağımın üzerinde puturcukler olması fikrini ben pek sevmedik maalesef. Elim sürekli onlara gidiyor ve sürekli düzleştirmeye çalışıyorum o nedenle bana hitap etmedi tekrar alacağımı sanmıyorum. Ama değişik yapılı değişik dokulu oje sevenler için bir alternatif olabilir.


REEC.
Devamını Oku »

28 Mart 2016 Pazartesi

OJE İNCELEMESİ #21 : RİVAL DE LOOP NO : 13

Merhaba arkadaşlar,

Bugün size minik bir ojecikten bahsedeceğim. Rival de loop markasına ait bu oje ve tabii ki Rossman dan aldım.



Bendeki 13 numaralı adi da yellowness olanı. Çok çok parlak bir sari rengi. Sari renk olarak benim pek sevdiğim bir renk değildir ama hem değişiklik olsun hem de kıyafetlerime uygun kullanırım diye duşundum.



Oje minik boy söylediğin gibi ve çokça kullanacağım bir renk olmadığından minik olması isime geldi. Fırçası normal ama ince ya da kalin değil. Sürülmesi kolay rengini de çok çabuk veriyor. Tek katta tırnağımda sari rengi sağladı ama ben daha belirgin istediğim ve alttan tırnağım belli hali sevmediğim için çift kat sürüyorum. 



Her zamanki gibi kalıcılıkla ilgili çok şey söyleyemem çünkü her gün değişiyorum ben ojelerimi. Ama maalesef sunu söylemeliyim ki hemen küçük hasarlar gördü o nedenle çok kalıcı olabileceğini düşünmüyorum. Tırnağım kıvrıldı kuruduktan baya sonra hani bir yere takılmadı ya da sürtmedi ama ojenin hemen kalktığını gördüm. 

Özetlemek gerekirse renk olarak değişik boyut olarak da minik ve seker ama çabuk soyulabilecek pek fazla kullanışlı olmayacak bir ojecik diyebilirim.



REEC.
Devamını Oku »

17 Mart 2016 Perşembe

DİYET TÜYOLARI #12 : DİYETİN ARİTMETİĞİ

Merhaba arkadaşlar;

Bugün size diyetin, kilo vermenin ve belki de sağlıklı beslenmenin aritmetiğinden ve matematiğinden bahsetmek istiyorum. Aman sakın çok karışık formüller çok bilinmedik keşfedilmemiş oranlar vs söyleyeceğimi zannetmeyin. İşin özü o kadar basit ki duyunca siz de hak vereceksiniz.
 
Olay sadece tek bir kurala bağlı; yediğinden fazlasını yakacaksın... ya da ne kadar yakıyorsan ondan daha az yiyeceksin. Hangisini hesaplamak senin daha kolayına geliyorsa onu hesapla ama sonuç hep doğru olsun. Zaten ikisi birbirinin sağlaması gibi bir şey.
 
Peki nasıl yapılacak nasıl hesaplanacak diyorsunuz değil mi? Ben siz benim gittiğim yollardan bahsedeyim. Yediğinden fazlasını yakmaksa eğer niyetin o zaman ne yediğini ne kadar yediğini ve bu yediklerinin ne kadar kalorili olduğunu çok iyi bileceksin demektir. İnternet üzerinden hemen hemen her yiyeceğin kaç kalori yaptığını veren listeler var. Akıllı telefonlarda kalori hesaplayan programlar var. Ya liste alacaksınız elinize toplaya toplaya gideceksiniz ya da indireceksiniz bu programlardan oraya kayıt edeceksiniz ne yiyorsanız program sizin için hesaplayacak. Tabii bir de yediğiniz hazır gıdaların paketlerini dikkatle okumanız lazım artık en ufak sakızlarda bile kalori ya da besin değerleri yazıyor. Çevirin paketleri bakıyım hemen her yediğiniz hazır gıdanın arkasını bir güzel okuyacaksınız mutlaka ve yediklerinizi ona göre hesaplayacaksınız.
 
Peki konuya yaktığım kısımdan başlamak istiyorum diyorsan peki ondan bahsedelim. Normal sıradan bir günde yaptığın işleri yazmakla başla işe her yaptığının ne kadar kalori yaktığını yine internet üzerinde bulabilirsin ve yine aynı şekilde bu hesaplamaları veren akıllı telefon programları da var. Spor yapmıyorum ben aslında diyorsanız o zaman attığın her adım önemli çünkü her adımla bir kalori yakıyorsun. Bu durumda bunu sağacaksın ya basit adım sayarlardan al kendine ya da yine telefonuna adım sayan kalori mesafe hesaplayan programlardan indir. Eğer kilonuz belli bir sürenin üzerindeyse aile sağlık merkezlerinden muayene karşılığı belli, ölçümlerin üzerinde çıkanlara ücretsiz adımsayar da veriliyor bu da aklınızda olsun.
 
Evet gerekli hesaplamalar yapıldı ya yediğimizden ya harcadığımızdan başladık ve her ikisinden de bir sonuca vardık diyelim. Bundan sonra yapılacak çok basit her akşam ikisini birbirinden çıkaracaksın. Ya yediğin az gelmeli ya harcadığın fazla başkasını kabul etmek yok. Önceleri standart hayatında ne yiyorsun ne harcıyorsun belirlemek için birkaç gün geçecek sonra hangisinde eksiksen ya da fazlaysan o kısmı düzelteceksin.
 
Baktın yediğin fazla mı spor yapamıyormusun o zaman kalorilere daha dikkat edecek ve her zaman daha az kalori almak için hareket edeceksin. Y ada baktın hareketin biraz geride kaldı yediğin yukarda o zaman attığın adımları artıracaksın. Bir durak önce ineceksin bir üst sokaktan dolanacaksın evin içinde bir ucundan bir ucuna bir kaç tur atacaksın.
 
Önceleri amaç iki değeri birbirine denklemek olacak muhtemelen ama sonraları arayı ne kadar açarsan sana o kadar kar ve o kadar giden kilo demektir. Öyle büyük hedeflerle yola çıkmayın bir dilim kek az yeseniz on adım fazla atsanız yeter. Gittikçe bu açıklığı genişlettikçe zaten hesap tutacak demektir.
 
Umarım sizinde hesabınız hep tam tutar ve her zaman istediğiniz yönde kalanınız olur.
 
 
REEC.
Devamını Oku »

15 Mart 2016 Salı

ETKİNLİK GÜNLÜĞÜ #5 : MAKEUPBYEG BLOGUM 1 YASINDA ETKİNLİĞİ

Merhaba arkadaşlar;

Bugün size katıldığım ve çok çok çok eğlendiğim harika insanlarla karşılaştığım ve son derece mutlu ayrıldığım bir etkinlikten bahsetmek istiyorum. Geçen ay sonu sevgili arkadaşım Ece blogunun 1.yaşı nedeniyle bir etkinlik yaptı ve saolsun beni de davet etti. Aslında ben başka bir arkadaşım yani Merve sayesinde ekibe dahil oldum. Ekip diyorum çünkü biz gerek etkinlik öncesinde gerekse sonrasında o kadar kaynaştık ki herkesle tam bir ekip olduk diyebilirim.

Herhalde birbirini hemen hemen hiç tanımayan 15 tane kız ancak bu kadar uyumlu olabilir ve bu kadar iyi anlaşabilirdi nasıl denk geldi bir araya geldik bu kadar güzel bilemiyorum ama ben hepsiyle tanıştığıma çok çok memnunum. Ve bu kaynaşma da sevgili etkinlik sahibemiz Ece nin payı gerçekten çok büyük katılacak kişiler belli olduktan sonra oluşturduğu Whatsup gurubuyla bizi birbirimizle tanıştıran o oldu tabiiki. Etkinlik günü o kadar yakındık ki birbirimize sanki senelerdir tanışıyor gibiydik.

Öncelikle mekandan bahsedeyim bir Kadıköy'de Bahariye'de Agapia isimli bir kafede buluştuk. Gerçekten çok sıcak çok samimi ortamı olan bir yerdi ve çalışanları da son derece kibar ve esprili insanlardı. Ben ilk kez gittim ama bundan sonra da sık sık uğrayacağıma eminim.

Etkinlik için Ece çok güzel hazırlanmış erkenden gidip masalarımızı hazırlamış ve kendi elleriyle bize isimlerimize özel amerikan servis ve kartvizit hazırlamış. Bu gerçekten çok hoş ve çok güzel bir jestti doğrusu.

Onun dışında etkinliğimize çok güzel firmalar katıldı. Her biri bize ürünleriyle ilgili pek çok broşür ve denememiz için ürünlerinden örnekler gönderdiler. Hepsini aşağıda toplu olarak görebilirsiniz.

 

Öncelikle etkinliğimizin pastasından bahsetmek istiyorum çok ama çok güzel ve görüntüsünün güzelliğinden daha da fazla lezzetli bir pastamız vardı. Pastamızı bizim için DS Honey Butik Pasta hazırladı ve hediye etti.



Benim gibi ajandalara defterlere kırtasiyelere meraklı birisi için şüphesiz etkinliğin en ilgi çekici hediyesi My Mia Planner dan her birimize gönderilen bu çok güzel ajandalar oldu. Miya Design ajanda içerisinde her şeyi hatta bloggerlar için hazırlık işlemlerini bile düşünmüş onlara özel bölümler hazırlamış. Kısacası bu ajanda ile planlayamayacağınız hiç birşey yok denilebilir.



Yine çok sevindiğim bir hediye de Neutrogena firmasının bize gönderdiği ürünler oldu. Çünkü şuan sivilce ve siyah noktalarla başım belada ve bu ürünler de tam bunlarla savaşmak için düşünülmüş ürünler. O yüzden çok çok teşekkürler Neutrogena...




Daha önce denemediğim yeni bir ürün alınca ben çok memnun oluyorum. Otacı markası da benim için çok yeni olan ürünlerde güzel bir paket hazırlamış bizim için. Her biri için çok teşekkür ederim.



Daha önce hiç denemediğim ama arkadaşlarımdan çok methini duyduğum bir ürün olan Splat firması da hepimize birer diş macunu göndermiş. Ben de hemen deneyip kendi fikirlerimi yazmak için sabırsızlanıyorum.



Cosmed firması da daha önce ürünlerini denemediğim bir firmaydı o nedenle gelen hediyelere çok sevindim. Yeni firmalarla tanışmak ve yeni ürünler denemek bu etkinliklerin en güzel kısımlarından birisi benim için.



CLC Turkey firması daha önce de bana ürün gönderen bir firmaydı ama henüz ben ürünleri deneyememiştim. Çok da merak ediyordum bu etkinlikte tekrar karşılaşınca çok mutlu oldum. Arkadaşlarla baya bir inceleme şansımız oldu beğendiğim bir marka olduğunu söyleyebilirim.


 
Etkinlikte iki tane de daha önce ürünlerini denediğim ve çok memnun kaldığım iki firma vardı. Tekrar karşılaşmaktan dolayı çok mutlu olduğum bu firmalardan ilki Mediwell firmasıydı. Dudak kremleri inanılmaz güzel kokuyor ve çok da şeker görünüyorlar. Mediwell bizlere ayrıca birer de manikür seti göndermiş bunun içinde çok teşekkür ederim.


 
Diğer bir bildiğim firma da Ekoz Kozmetik firmasıydı. Daha önce yine oda parfümü göndermişlerdi bana ve ben bayılarak kullanmıştım. Herkese bu ürünü tavsiye ederim ama küçük bir uyarı da yapmalıyım kullanacaklara kesinlikle vanilya kokusu sizde kek ve pasta yeme isteği uyandıracak. O kadar güzel vanilya kokuyor ki sürekli canım çekiyor.


 
Gerek hediyeleri gerek ortamı gerekse etkinlikteki arkadaşlıklarıyla tam bir efsane olan bu etkinlik için hem Ececiğime hem de katılan tüm arkadaşlarıma çok teşekkür ederim. Hepinizi çok seviyorum. Nazar değmesin diye Maşallah çekerek etkinlikten bir kaç kareyi de aşağıda sizinle paylaşıyorum.
 
 
REEC.






 





Devamını Oku »

13 Mart 2016 Pazar

TAKİPTEKİLER #3 : NARİN KADİFE

Merhaba arkadaşlar;

Bugün size beğenerek izlediğim bir vloggerdan bahsetmek istiyorum. Kanalının adı Narin Kadife kendi ismi de Ece İçen.
 
Ben uzunca bir süredir hem Youtube üzerinden hem de daha sonraları İnstagram üzerinden izliyorum Ece'yi. Çok güzel bir bayan olmasının haricinde çok da samimi ve içten olduğunu düşünüyorum. Şimdiye kadar izlediğim videolarının ve yorumlarının gerçekten objektif olduğunu düşünüyorum bu nedenle de izlemekten çok memnunum.

 
Gerek anlatış tarzı gerekse ürünleri yorumlaması seçtiği konular hatta konuşma tarzı tam benim sevdiğim şekilde diyebilirim. Samimi ama çok da içli dışlı fazlaca şirinlik meraklısı bir tavrı yok. Yeri geldiğinde güzel esprileri oluyor ama şakalar yapıcağım güldürücem şekerlik şirinlik abidesi olucam gibi zorlama bir tavrı kesinlikle yok.
 
Bir süre önce evlendi ve eşiyle de bir kaç kez kamera karşısına çıktı eşinin de kendi gibi samimi biri olduğunu düşünüyorum ve birbirlerine yakıştırıyorum. Umarım bu şekilde videolar çekmeye ve paylaşımlar yapmaya devam eder.
 
Daha önce sanırım MAC de çalıştığı için oldukça fazla MAC ürünü var makyajlarında da sürekli bu ürünleri kullanıyor olması ilk zamanlar beni rahatsız ediyordu. Aynı ürünleri kullanamadığım için yaptığı makyajları uygulayamayacağımı düşünüyordum ama son zamanlarda çok çeşitli ürünler kullanmaya başlaması beni çok mutlu etti.
 
Kısacası çok güzel makyajlar izlemek samimi ve gerçek ürün yorumları almak isterseniz Ecenin kanalını takip etmenizi tavsiye ederim. Eminim ki sizde benim gibi çok seveceksiniz.
 
 
REEC.
Devamını Oku »

11 Mart 2016 Cuma

ÜRÜN İNCELEMESİ #77 : ELF RİCH RED MATTE DUDAK KALEMİ

Merhaba arkadaşlar;

Bugün size ELF markasından aldığım ilk üründen bahsetmek istiyorum. Sanırım iki sene kadar önce instagram üzerinden bir satış hesabından bu markanın tanıtımlarını görmüştüm ve gördüğüm ürünleri içerisinde de en çok ilgili çeken bu kalem olmuştu.

Benim almış olduğum kalem mat olan seriden. Rengi tam anlamıyla mat ve içerisinde kesinlikle ışıltı ya da parlaklık yok. Bendeki rengin adı Rich Red.... ve gerçekten de çok zengin tam bir kırmızı. 



Her zamanki gibi ambalajından bahsederek başlıyorum; Benim çok beğendiğim çok hoşuma giden çok şık bulduğum bir ambalajı var. Kalınca bir kalem formunda düşünülmüş üzerinde çok kibar ve ince bir şekilde markanın ve serinin ismi yazılı. Ambalaj mat siyah renkte sadece dip kısmında ürünün rengine göre boyanmış bir kısmı var. Asansörlü bir kalem ve bu benim pek sevmediği bir özelliği çünkü asansörlü kalemlere ben pek ısınamadım. 



Dediğim gibi rengi kırmızı ama pembe alt tonlu bir kırmızı eğer kalem olarak kullanacaksanız buna dikkat etmeniz lazım fakat benim ruj olarak da kullanacaksanız bir kaç kat sürdüğünüzde alt tonu pek fark edilmiyor.

Kalemin yapısı yumuşacık çok kolay sürülüyor ama bu yumuşaklık kesinlikle kullanımı zorlaştıran sürüşe izin vermeyen bir yumuşaklık değil tam tersine hem ruj hem kalem olarak çok rahat kullanımı sağlayan bir yumuşaklık. Ruj olarak da kullandığımızda dudağa rengini tam olarak veriyor ve gayet kalıcı. Bütün gün olmasa bile çok rahat bir kaç saat rengini bozmadan dudağınızda kalıyor. Ama dediğim gibi eğer fazlaca geçmezseniz üzerinden koyu pembe gibi duracaktır bunu unutmayın.



Benim oldukça hem şekil olarak hem yapı olarak hem de renk olarak beğendiğim bir ürün oldu. Eğer denk gelirsem mutlaka başka renklerini de almak istiyorum sizlere de tavsiye ederim.

REEC.
Devamını Oku »

9 Mart 2016 Çarşamba

OJE İNCELEMESİ #20 : BEYU NO : 374

Merhaba arkadaşlar,

Bugün size eflatun renkte çok hoş bir ojeden bahsedeceğim. Bu oje Beyu markasına ait. Ben bu markayı ilk kez duydum elimde başka ojesi de yok.



Bendeki rengi açık ton bir eflatun rengi. Öncelikle şişesinden bahsedeyim açıkçası çok ilgili çeken ya da bir özelliği olan bir şişesi yok fırçası da standart oje fırçası geniş ya da ince olanlardan değil.



Ben genelde bu ojeyi çift kat sürüyorum çünkü ince bir yapısı var tek katta rengi de açık renk olduğundan sanırım tırnağı kapatmıyor. Ama iki kat sürdüğünüzde şişedeki renge ulaşabiliyorsunuz.

Herzaman söylediğim gibi ben sürekli oje değiştirdiğim için çok fazla kalıcılık beklentim olmuyor ama çok çabuk deforme olmadığını farkettim en azından o bilgiyi verebilirim. 

 
Gelelim yapısına oldukça rahat sürülebilen tırnağa çok rahat yayılan bir yhapısı var rengi kendinden parlak yapıda kesinlikle mat değil ışıltıları yok yanlış anlamayın ama ışıkta çok güzel yansıma yapıyor.
 
Benim beğendiğim bir oje oldu eğer rastlarsam başka renklerini de denemek isterim. Siz bu markadan kullanmışmıydınız? Bana tavsiye edeceğiniz renkleri var mı?
 
 
REEC.

Devamını Oku »

7 Mart 2016 Pazartesi

ÜRÜN İNCELEMESİ #76 : MAX FACTOR CREME PUFF TEMPTİNG TOUCH PUDRA

Merhaba arkadaşlar;
 
Bugün size beğenerek kullandığım bir pudradan bahsetmek istiyorum. Max Factor markasının Creme Puff serisinden bir pudra. Pudranın tabiiki bir kaç tonu var bendeki Tempting Touch rengi. Baya açık renkliyim ve bu ton bana tam olarak uydu.


 
Pudrayla ilgili tek olumsuz düşüncem var onu hemen söyleyip araca çıkarayım. Ben ambalajını beğenmedim açıkçası çok daha güzel çok daha şık bir ambalaj yapılabileceğini düşünüyorum. Bana biraz fazla basit geldi mesela en azından içinde aynası olan bir kutu olabilirdi. İçerisinde de basit bir ince sünger var. Bu süngeri pek kullanmadım ama bana çok da kullanışlı gibi görünmedi. O nedenle ben fırçayla kullanıyorum. İçinde şeffaf bir plastik örtü gibi birşey var eğer kendi süngerini kullanacaksanız bu örtüyü kaldırmayın yoksa pudrada deformasyon oluşabiliyor.


 
Pudranın çok hoş hafif ve benim beğendiğim tipik bir pudra kokusu var. Dediğim gibi ben seviyorum kokusunu ama bir kaç arkadaşımın rahatsız olduğunu da duydum. Yapısı sanırım isminden de anlaşılacağı gibi puf puf yapıda oldukça yumuşak kolay sürülebilir. Oldukça sarı alt tonlu ben önce bu kadar sarı ton bana uymaz diye düşünmüştüm ama ciltime tam oturdu doğrusu.
 
Oldukça bereketli bir ürün fırçaya çok fazla almıyorum ama bana yeterli geliyor çoğu zaman ikinci katı bile geçmem gerekmiyor. Oldukça kapatıcı şuan çene bölgemde yoğun sivilce lekeleri olmasına rağmen hiç sorunsuz kapatıyor. Ayrıca ciltte parlama sorununuz varsa bu pudranın bu soruna da çözüm olduğunu ve parlamaların önüne geçtiğini de ekliyim.



Benim cildim çok alerjik olmamasına rağmen herhangi bir alerjik reaksiyon göstermedi. Herhangi bir sivilcelenme ya da pütürcüklenme olmadı. Tam tersine gerçekten çok pürüzsüz bir cildiniz varmış gibi oluyor.

Oldukça mat bitişli fakat doğal duran bir sonuç veriyor. Pudradan çok sanki fondötene daha yakın bir yapısı var toz fondöten gibi oladu diyebilirim. Sanırım her cilt tipine uygun dityebilirim çünkü benim cildim tüm cilt tiplerinin özelliklerini gösteriyor son zamanlarda ve bende hiç bir bölgede sorun yaratmadı başarılı sonuç verdi.


 
Mat bitişli, doğal duran, oldukça kalıcı ve kapatıcı bir pudra istiyorsanız bence mutlaka bu ürüne bir şans vermelisiniz.


REEC.
Devamını Oku »

5 Mart 2016 Cumartesi

DİYET TÜYOLARI #11 : ÇİĞNE

Merhaba arkadaşlar;

Bugün size benim diyet tecrübelerimden gittiğim çeşitli diyetisyenlerden ve okuduğum kitaplardan edindiğim bir diğer ipucundan bahsedeceğim.

Genelde diyet söz konusu olduğunda hep yediklerimizin çeşidinden ne şekilde pişirileceğinden daha çok bahsedilir. Fakat yemeği nasıl yememiz gerektiğinden çok bahsedilmez. Ama sindirim en başka ağızda başlayan bir süreç dolayısıyla beslenmenin ilk aşaması ağzımıza attığımız lokma ile başlıyor.

Bir yiyeceği ne kadar iyi sindirirsek hem o kadar yarar sağlarız hem de sindirilmeksizin vücudumuza yağ ya da atık maddeler olarak birikmesine engel oluruz. İyi sindirilen bir besinden vücut alması gereken tüm parçaları alır ve zararlı olan veya vücudun aslında ihtiyacı olmayan kısımlarını da güzelce ayırıp vücuttan rahatça atar.

Ama iyi sindirilemeyen bir besin bütün artıklarını vücutta bırakır ve vücuttan atılımı da tam olarak sağlanamaz ve hatta belki de kilo vermenize yararlı olacak olan kısımlarından alacaklarımızı da alamayacağımızdan bu konuda da kendimizi engellemiş oluruz.

Dolayısıyla sindirim önemli ve onun ilk adımı olan ağızda yapılan bölümü en önemli adım. Peki ağızdaki sindirimde ne yapmak gerekli aldığımız tüm besini iyice çiğneyerek tüketmeliyiz. Ne kadar iyi çiğnersek besin diğer aşamalara o kadar hazır halde gider ve böylece çok iyi bir şekilde ayrıştırılır ve sindirilir.

Genelde kilolu kişiler yemekleri hiç çiğnemeden ya da büyük iki üç parçaya bölerek direk mideye indirme eğiliminde oluyor. En azından benim kesinlikle öyle olduğumu söylemeliyim. Bu bir alışkanlık maalesef insan birden bu özelliğini değiştiremiyor. Yemeğin ilk başında dikkat etseniz bile aradan beş dakika geçince bakıyorsunuz aynı şekle dönmüşsünüz.

Bu bir sorun yani hızlı yemek tam sindirmeden mideye indirmek. Bu sorunun çözümü için ise bir kaç yol buldum ben kendimce size şimdi onlardan bahsedeceğim. İlki belki daha öncede duyduğunuz bir yöntem;karşınızda ayna varmış gibi yemek yemek. Bu ne işe yarıyor sanki birileri sizi izliyor gibi aynadan kendinizi izliyormuş gibi yemek yediğinizde daha yavaş ve açıkçası daha kibar yemek yiyorsunuz. Böylece biraz olsun amaca ulaşmış oluyoruz.

İkincisi ise ağzınıza bir lokma alıp normalde onu kaç kez çiğnedikten sonra yuttuğunuzu bulmak ve bu sayının üzerine çıkmak. Yani bir lokma alın ve kaç kez çiğnediğinizi sayın ve kendinize bir hedef belirleyin. Mesela eğer siz 5 kez çiğneyerek yutuyorsanız bir hafta boyunca bütün lokmalarımı beş kez çiğnemeden yutmayacağım diye kendinizi koşullandırın. Bu şartı bir hafta boyunca mutlaka sağlayın ne kadar küçük olursa olsun lokmanız mutlaka beşe tamamlamadan yutmayın. Daha sonra bu sayının üzerine çıkmaya çalışacaksınız mesela ikinci hafta her lokma 6 kez çiğnenecek sonraki hafta 7 vs gibi ve böylece çok iyi bir başlangıç yapmış olacaksınız.
 
Sizin kendinize göre bulduğunuz böyle yöntemler var mı? Ya da benim tavsiyelerimi deneyeniniz oldu mu? Yorum olarak yazarsanız sevinirim.
 
 
REEC.
Devamını Oku »

3 Mart 2016 Perşembe

OJE İNCELEMESİ #19 : EVA ROSE NO : 69

Merhaba arkadaşlar;

Bugün size Eva Rose ojelerden dondurma şeklinde olan seriden elimde kalan son ojeden bahsedeceğim. Eva Rose ojelerin herhalde hepsini tamamlamış oldum böylece.

Bu sefer tanıtacağım oje 69 numaralı olanı. Tam bir koyu mavi tonu. Benim çok sevdiğim bir renk ve gerçekten de tırnakta çok güzel duruyor.


Artık zaten şişelerinin şekillerinden bahsetmiyorum hepiniz biliyorsunuz. Yapı olarak diğerlerinden biraz daha farklı geldi sanki biraz daha yoğun biraz daha zor akan bir yapıdaydı. Ojenin içinde kendinden minik minik simler var belki fazla akışkan olmamasına da bu neden oluyordur.



Ben ojenin renginden çok memnunum memnun olmasına ama maalesef pek kullanamıyorum. Nedeni ise içerisindeki minik simler nedeniyle o kadar zor çıkıyor ki size anlatamam. Koyu renk ojeler için olan bir aseton kullanıyor olmama rağmen maalesef çıkarmak için uğraşıp duruyorum. İşin en kötü tarafı ise o kadar uğraşmama rağmen tam olarak çıkarmayı başaramıyor olmam. İşlem bittikten sonra bile tırnaklarımın üzerinde tırnak kenarlarımda rengi kalıyor.


Dediğim gibi rengini sevsem de zor çıkan ve tırnaklarıma ve hatta ellerime bulaşan bu ojeyi maalesef size öneremiyorum. Eğer rastlarsanız almadan önce bu durumunu bir göz önüne alın derim.



REEC.
Devamını Oku »

1 Mart 2016 Salı

ETKİNLİK GÜNLÜĞÜ #4 : İNSTABLOGGER DEĞİŞ TOKUŞ ETKİNLİĞİ

Merhaba arkadaşlar;

Geçen haftalarda sevgili instablogger arkadaşım Gizem yani  @makyajj_blogum çok güzel bir etkinlik paylaştı. Bloggerın alıp bir türlü kullanamadığı ya da çeşitli vesilelerle gerek firmalardan gerekse çekilişlerden edindiği fakat aynı şekilde değerlendiremediği ürünleri birbiriyle değiş tokuş etmesi için bir etkinlikti bu. Bende görür görmez katılmak istedim hem elimde bu şekilde ürünler olması hem de başka bir arkadaşımdan değişik ürünlere rastlama fikri benim çok hoşuma gitti.

Gerçekten bazen farkında olmadan indirimlerde kendimi kaptırıp fazladan aldığım ürünler yüzünden bazen de farkına varmadan hep aynı tonlarda hatta birebir aynı ürünü alıp durduğum için fazladan elimde olan ürünlerim vardı. Ben de bunları birinin işine yaraması için paylaşmak ve başkasının elinde de bu şekilde kalan değişik ürünleri işe yarar hale getirmek fikri hoşuma gitti.

Vee geçen hafta içinde arkadaşım Gizem bana ürünleri kargoyla taaa Samsunlardan ulaştırdı...


Etkinliğin şartlarında olduğu ve de aramızda anlaştığımız şekilde 5 ürün seçmiş arkadaşım. Bunlardan ilki Lesoleil markasının bir şampuanıydı.

 
İkinci olarak benimde ne zamandır denemek istediğim ama bir türlü elimin ermediğim impress marka takma tırnaklardan göndermiş buna ayrıca çok sevindim.



 
 Ayrıca Flormar marka bir minik ojecik ve bir de dudak kalemi eklemiş oje bende gerçekten olmayan bir renkti ve dudak kalemi de benim kullanabileceğim bir tonda denk geldi.
 


Ve son olarak Farmasi markasından ilk pudramı da arkadaşım sayesinde deneme fırsatı yakaladım. Daha önce bu markadan sadece bir adet krem denemiştim. Bakalım pudrası nasıl olacak merak ediyorum.




 
Ve böylece güzel bir etkinliği de gerçekleştirip bana ulaşan hediyeciklerim bu şekildeydi sizin de aklınıza gelen değişik etkinlik fikirleri varsa benimle paylaşırsanız sevinirim.
 
 
REEC.

Devamını Oku »