30 Ocak 2016 Cumartesi

ÜRÜN İNCELEMESİ #71 : CECİLE LONG KİSSES NO :13

Merhaba arkadaşlar;


Bugün size yeni denediğim bir üründen bahsetmek istiyorum. Daha önce çok fazla ürününü denemediğim bir markadan bana gönderilen hediyeleri sayesinde tanışma fırsatı buldum.


Cecile markasının ürünlerine çok fazla rastlayamıyorum açıkçası gelende Migroslarda ojelerini görüyordum ve birkaç rengini de alıp denemişliğimde var. Ama başka ürünlerini denememiştim bu nedenle hediye ürünler içerisinde ojeden farklı ürünler olduğunu görünce çok sevindim.







Aslında ben pek gloss kullanan birisi değilim eğer kendim seçip alsaydım muhtemelen bu ürünü hiçbir zaman denemezdim. Ama açıkçası söylemeliyim ki çok şey de kaybetmiş olurdum.


Öncelikle ambalajından bahsedeyim. Diğer gloss ürünlerine göre küçükçe bir boyutu var bu benim hoşuma gitti Çünkü ruj gibi bir boyutta olması kolay taşınmasını kolayca çantaya atılmasını sağlıyor.
 



Yapısı benim önyargılarımda olduğu gibi yapışkan değil tabiiki ruja göre daha akışkan ve sıvı yapıda ama dudağımda durduğu halde beni rahatsız etmedi. Kokusu da yok denecek kadar az hatta hiç hissetmedim desem daha doğru. 


Bendeki 13 numaralı rengi çok güzel parlak bir seker pembe rengi. Rengi dudağa sürdüğünüzde hemen sabitleniyor ve matlaşıyor. Hemen dudağınıza yayılıyor hatta kaplıyor demek daha doğru. Sürüşü çok kolay ve matlaşması da eşit şekilde gerçekleşiyor. 




Dediğim gibi çok güzel bir şekilde matlaşıyor. Fakat beni asil etkileyen bu özelliği değil kalıcılığı oldu. Sabah surdum evden çıktım yemek yedim bir şeyler  içtim konuştum güldüm aksam eve geldiğimde hala yeni sürmüşüm gibiydi. Hani kalıcı dediğimiz rujlar aksama doğru sadece dudak kalemi gibi çerçeve  halinde kalır ya bunda öyle olmadı gerçekten tüm dudağımda tam olarak kaldı. Tabiiki tonundan ve parlaklığında. Kaybetti bir miktar ama dudağımın rujlu yani renkli hali yol olmadı ben de bunu gerçekten çok sevdim.




Kısacası renk olarak herkesin farklı zevkleri olabilir ama eğer gerçekten kalıcı bir gloss arayan varsa bence nu ürüne ve zevkine göre diğer renklerine mutlaka bir şans verin derim. Ve eğer firmadan birisi de bu yazıyı görürse lütfen ürünlerinizi daha yaygın satılır bir hale getirin çünkü gerçekten zor bulunuyorlar.



REEC.
Devamını Oku »

25 Ocak 2016 Pazartesi

OJE İNCELEMESİ #17 : EVA ROSE NO : 10

Merhaba arkadaşlar ;

Artık biliyorsunuz değişik şekilli ojelere olan merakımı. Ayrıca Eva Rose markasının da bu çeşit ojeleri var. Ben daha önce küçük kızçeler şeklinde olan ojelerini baya bir rengini almış ve blogda yorumlamıştım. Bu kadar yorumdan sonra artık değişik bir çeşide geçmek gerektiğini düşündüm ve elma şekilli olanlarından bir tanesi ile karşınızdayım.



Dediğim gibi ojemizin şekli ısırılmış elma şeklinde dizayn edilmiş. Tabii ben görür görmez vuruldum ve hemen bir kaç rengini aldım. Bunlardan ilk yorumlayacağım çeşidi de 10 numaralı olanı.

İlginç bir şekilde bu ojenin rengi parlak bir pembe olarak görünmesine rağmen şişeden sürdüğünüzde rengi değişiyor. Tırnağınıza sürdüğünüzde şişedeki rengi vermesine rağmen oje kuruduğunda rengi şeker pembeye dönüyor. Ben çift kat olarak uyguladım çünkü ilk katta biraz saydam kaldı tırnakta ve ben alttan tırnağımın görünmesini pek sevmiyorum.



Ama bundan daha ilginç olanı ne aldığım yerdeki arkadaşların ne de benim hiç haberimin olmadığı bir şekilde bu ojenin soyularak çıkan bir oje olması. Yurt dışında bu özellikte ojeler olduğunu duymuş fakat hiç deneme şansım olmamıştı. Aslında ilk farkettiğimde ojenin bozulduğunu zannettim fakat yapısında ya da kokusunda herhangi bir bozukluk yoktu. Ve soyulma şeklini de dikkatle incelediğimde bir bozukluktan değil yapısından kaynaklandığı kanaatine vardım. Tabii bendeki diğer renklerini de deneyim onlarda da aynı özellik var mı diye kontrol edeceğim.





Her zaman söylediğim gibi benim kalıcılık beklentim olmaması nedeniyle bu konuda bir şey söyleyemiyeceğim ama gerek renklerini güzellikleri gerekse bu soyulma özelliği ile bu ojeleri gerçekten sevdiğimi söyleyebilirim. Ama alacak olanlara şişedeki rengi ile sürümdeki renginin farklı olabileceğini dikkate alarak ve imkanları varsa deneyerek almalarını öneririm.

REEC.

Devamını Oku »

23 Ocak 2016 Cumartesi

ÜRÜN İNCELEMESİ #70 : NİVEA SMOOTHE & PROTECT DUDAK KORUYUCU

Merhaba arkadaşlar;


Bugün size son zamanlarda kullandığım bir dudak koruyucudan bahsetmek istiyorum. Ben bu ürünü set içerisinde yurt dışından almıştım ama sanırım Türkiye'de de satılan bir ürün.

Bu aralar benim dudaklarım baya bir çatlamaya baya bir sorunlu olmaya basladi. Bu nedenle de bol bol dudak kremi kullanmaya ve denemeye basladim. Hala tam istedigim gibi olanini bulamadim ama denediklerim icinde begendiklerim var.

Nivea markası kozmetik ve bakım ürünlerinde oldukça beğendiğim ve pek çok ürününü de kullandığım bir marka. Daha önce de bir kaç çeşit dudak kremini kullanmıştım ama bu çeşidini ilk kez kullandım. 



Genel olarak bütün nivea ürünlerinden sağladığım kaliteyi ve başarıyı sağladığımı söyleyebilirim. Fakat daha önce denediğim kremlerden farklı olarak daha yumuşak ve daha yağlı bir yapısı var. Renginin de daha sarı tonlu olmasını içeriğinin daha yağlı olmasına bağladım ben ama tabii ne kadar haklıyım bilemiyorum.

Yapısı daha yağlı olmasına ragmen kalıcılığının daha az olduğunu düşünüyorum. Dudağıma sürdüğümde ilk an oldukça yumuşatıcı bir etki bırakmasına rağmen bu etki uzun süre kalmıyor maalesef. Bu nedenle de kremi sürekli tazelemek durumunda kalıyorsunuz bu husus pek hoşuma gitmedi. Bir de sanki benim dudağımda biraz daha zor dağıldı diye düşünüyorum.

 

Kokusu klasik nivea krem kokusu olması ve benim de bu kokuyu çok seviyor olmam ürün için artı bir özellik. Ayrıca direk dudağa uygulanır formda olması yani elle parmakla sürmek zorunda olmuyor olmam da tercih nedenlerimden birisi oluyor.

Sık sık tazelemekten rahatsız olmazsanız ve yağlı yapılı ürünleri seviyorsanız bu krem tam sizlik ama sanırım ben denemeye devam edeceğim.

Sizin bana önerebilecekleriniz varsa lütfen yorum olarak bırakın böylece değişik alternatiflerim olsun.

REEC.



Devamını Oku »

12 Ocak 2016 Salı

DİYET TÜYOLARI #9 : KÜÇÜK HEDEFLER BELİRLEYİN

Merhaba arkadaslar;

Bugun size yeni bir tuyodan bahsedecegim bu da zayiflama surecinde ise ufak hedefler koymanizla ilgili olacak.

İster cok fazla ister cok az bir kilo fazlaniz olsun bu kural sizin icin gecerli ve ayni zaman da yararli olacaktir. Fakat ben asil etkisinin ozellikle gercekten ciddi derecede kilo fazlasi olanlarda gosterecegini dusunuyorum. Cunku vereceginiz kilo fazla olunca insan ister istemez aceleci davraniyor. Fakat bu durum tam tersi bir etki yaratiyor. Istediginiz hedefe hemen gelemeyince miral bozuklugu ve sonucta diyetten vazgecme sozkonusu oluyor.



Bu sayfivim nedenlerden dolayi oncelikle kendinize kucuk hedefler secmebiz gerektifinj dusunuyorum. Mesela eger 102 kilodaysiniz once hedef olarak o iki kiloyi koyun daha fazlasini degil. Ya da cereceginiz kiloyi kucuk parcalara bolun mesela 5 kiloluk kucuk parcalara ve her seferinde kendinize sadece bu parcayi hedefleyin.

Evet ana amac iatenen kiloya kadar gelmek ama cok uzun sureli cok butuk bir hedef koyarsaniz basarma hissinize tatmin etmek icin cok uUn sure beklemeniz gerekecek bu nedenle de vazgecmeler soz kobusu olacaktir.

Ama kucuk hedefler sectiginuzde her birini basardiginizda iciniz daja da hevesle dilacak ve zor olab diyet yolculuguna yilmadan devam etmemi daha kolay olacaktir.

Ama burada dikkat etmelisiniz ki o kucuk hedefleri basarmak icin kendinize cok uUn sureler vermeyin. Basarma sure iz sectiginuz hedeflerle uyumlu olsun. Mesela ikinkilo icin aysonunu hedefleyin. Ya da her bir ayirdiginiz parcayi aulil olarak hedefleyin.

Sizinde bu konuda kendinizce yaptiginiz planlar ve hedeflemeker var mi? Benle de paylasirmisiniz.

REEC.
Devamını Oku »

10 Ocak 2016 Pazar

TAKİPTEKİLER #1 : MAKYAJ GÜNLÜĞÜ

Merhaba arkadaşlar;


Bugün size takip bölümümün ilk yazısını yazıyorum. Bu yazılarla beni sürekli olarak ilgilendiğim açıkçası takibinde olduğum bloggerlardan,youtuberlardan ve bunun haricindede kitaplardan derdilerden hatta dizilerden ve belkide sürekli alışverişte olduğum site ve sayfalardan bahsetmeyi düşünüyorum. Kouyu mümkün olduğunca açık tutmakm istiyorum böylece hem bir şey tanıtmış olacağım hem de benim zevklerim ve tercihlerimle ilgili bilgi vermiş olacağım.

İlk yazımın bu blogda makyaj ve kozmetik ürünleriyle ilgili yazılar paylaşmama neden olan beni bu konuda harekete geçiren kısıyle ve onun bloğuyla ılgılı olsun istedim. Bahsedeceğim kışı aşağıdaki güzel yüzün sahibi Hacer yani Makyaj Günlüğü bloğunun sahibi. Hacer'in aynı isimde aynı zamanda youtube hesabı da var hemen onu da ekliyim.




Bundan bir kaç sene önce bacağımdan çok ciddi bir ameliyat geçirdim ve bu ameliyat sonucunda uzunca bir süre yatakta kalmam gerekti. Bu süre içerisinde vakit geçirmek için videolar izlerken öncelikle youtube hesabını sonrasında da bloğunu keşfettim ve takibe başladım.

Hacer'in videoları öncelikle çok ama çok samimi hiç yapmacıklık yok sanki karşınızdaymış gibi konuşuyor sizinle. Ve çok da kibar bir şekilde hitap ediyor kesinlikle konuyu gereksiz şirinliklerle yapmaya çalışmıyor çünkü zaten kendisi yeterince şirin Belki de kendisinin gerçekte öğretmen olması nedeniyle çok açıklayıcı kolay anlaşılır bir anlatımı var.

Makyaj uygulamaları da oldukça kolay yapılabilir ve günlük hayatta çok da rahat kullanılabilir makyajlara yönelik oluyor. Ürün tanıtımlarını da oldukça gerçekçi buluyorum hiçbir zaman reklam kaygılı yada abartılı olduklarını düşünmedim.

Benim için tek olumsuzluğu kullandığı ürünlerin bazen benim bulabileceğim ya da alabileceğim ürünler olmaması oluyor. Keşke daha basit ürünlerle daha fazla makyaj yapsa ve keşke çok daha fazla video yayınlasa ama dediğim gibi ayrıca bir profesyonel mesleği olduğu için videolarının çok yoğun olmamasını anlayışla karşılamak lazım.

Zaten makyaja ve makyaj videolarına aşina iseniz mutlaka makyaj günlüğüm hesabını biliyorsunuzdur ama eğer daha önce duymadıysanız mutlaka ve mutlaka takip etmenizi öneririm.  Bende bu yazı vesilesiyle hem kendisine beni yönlendirmiş olduğu bu uğraşım ve de harika videoları için teşekkür etmek istedim.

REEC.








Devamını Oku »

8 Ocak 2016 Cuma

ETKİNLİK GÜNLÜĞÜ #3 : UĞURLU 2016 HEDİYELEŞME ETKİNLİĞİ

Merhaba arkadaşlar;


Geçen haftalarda instagramdan sevgili Sulesturk bir etkinlik yaptı. Bu bir hediyeleşme etkinliğiydi. Oldukça güzel bir etkinlik oldu ve yeni arkadaşlarla tanışma şansım oldu ve yeni bir arkadaş da kazandım etkinlik sayesinde. Arkadaşımın bloğuna buradan ulaşabilirsiniz.


Etkinlikte bana eş olarak sevgili Duygu yani dblogu denkleşti. Ay sonu gelmeden hediyelerimizi birbirimize ilettik.  Kendisiyle tanıştığıma çok sevindim. Genç meraklı bir blogger eminim yazılarını beğeneceksiniz.


Arkadaşımın bana gönderdiği çok güzel hediyeler oldu bende bunları sizin için resimledim. Umarım daha pek çok etkinlikte karşılaşırız.

Öncelikle bana minik temizlik malzemeleri göndermiş tavşancıklarıma bakar mısınız :))





Ve ayrıca hem Avon hem de Farmasi satışı da yaptığından bana bir sürü deneme ürünü göndermiş ki içlerinde hiç denemediğim ürünler de vardı bu nedenle çok sevindim.





Tabiii kahve keyfimizi unutmamak lazım ben hediye seçerken hiç aklıma gelmedi ama çok ince bir düşünce olmuş hep kozmetik olmaz değil mi?




Malum kış hali kremler çok önemli...



Ve en son olarak da kozmetik ve takı ...



Hepsi için arkadaşıma tekrar çok teşekkürler..


REEC.



Devamını Oku »

6 Ocak 2016 Çarşamba

ALIŞVERİŞ GÜNLÜĞÜ #15 : NETTEN YURTDIŞI ALIŞVERİŞİ

Merhaba arkadaslar;

Bugun size yaptigim bir alisverisi degil internet uzerinden yaptigim alisverislerle ilgili edindigim bilgileri ve tecrubeleri anlatmaya calisacagim.

Öncelikle soylemeliyim ki internetten ozellikle de yurtdisindan alisveristen korkmaniza cekinmenize gercekten gerek yok. Ve ayrica sunu da soylemeliyim ki kesinlikle de zor bir is değil.

Genelde çevremden arkadaşlarımdan bu konuda duyduğum sorulara cevaplar vermeye çalışacağım bu yazıda. Böylece hem size faydalı olacağımı düşünüyorum hem de bundan sonra alışveriş yapıp paylaşmayı düşündüğüm yurtdışı alışverişi yazıları için bir altyapı oluşturacağım.

İlk olarak söyleyeceğim şey gerek Avrupa ülkelerinden gerekse Asya ülkelerinden alışveriş yaparken çok ileri bir İngilizceye ihtiyacınız olmayacağını bir şöyleyim. Aysa ülkelerinden yani Çin ya da köreden alışveriş yaparken neredeyse tarzanca ayarında bir İngilizceniz olması yeterli. Avrupa'dan alışveriş yaparken biraz daha sorun olabilir İngilizce bilmemeniz ama gerek satıcılar gerekse alışveriş yaptığınız sitenin yöneticileri yardımcı olacaklardır. Sonuçta onlar da satış yapmaya çalışıyor unutmayın.

Özellikle asyadan yaptığınız alışverişlerdeki önyargılarınızdan kurtulun. Hani hep kullandığımız Çin malı fikrini kesinlikle dikkate almayın. Çünkü inanın çok kaliteli ürünler var ve Asya ülkelerinde doğru fiyatı verdıgınızde istediğiniz kalitede ürün almanız mümkün.

Free Shipping yazısını gördüyseniz bu kargonun ücretsiz olduğu anlama gelir hem tek tek satıcılar bazında hem de sitenin genelinde bu uygulamalar mümkün. Bence bu hususa dikkat edin çünkü aldığınız yere göre ürününü fiyatından çok daha fazla kargo vermeniz gereken alışverişler söz konusu olabiliyor.

ücretlerin dolar ya da Euro olduğunu unutmayın alım yaparken kafanızda TL ye çevirip alıp almama kararını ona göre verin çünkü yapancı para çok uygun gibi görünen bir ürün diğer ülke parasıyla size pahalı gelebilir.

Kıyafet ya da ayakkabı aldığınız durumlarda alım yaptığınız ülkelerin ölçü birimleri ile bizim ölçü birimlerimizin farklı olabileceği husus mutlaka aklınızda olsun. Mesela Avrupa ülkelerinde ayakkabılar 7.8 vs gibi ama bizde 35.36 gibi ölçülüyor. Oranın birimlerini internetten ya da sitenin kendisinden bizim ölçülere çevirip öyle seçim yapın. Ve özellikle asyadan yapacağınız ürünlerde ölçülerin ekstra küçük olacağını unutmayın. Beden kayıtlarının uzunluk ya da genişlik değerlerine bakarak değerlendirin. Mesela çinden alacağınız XL bir bluz< küçük yeğeninize olacak derecede küçük şekilde gelebilir.

Umarım bu hususlar size yardımcı olmuştur. Merak ettiğiniz başka huşular varsa soru olarak yazarsanız yanıtlamaya çalışırım.

REEC.


Devamını Oku »

3 Ocak 2016 Pazar

ÜRÜN İNCELEMESİ #69 : LAURA MERCIER RUJ

Merhaba arkadaşlar 

Bugün size ilk defa denediğim bir markaya ait bir üründen bahsedeceğim. Laura Mercier markasına ait elimde sadece bu bir tane ruj var. Ama söylemeliyim ki bu markadan başkaca ürünler de denemek istiyorum. Hem rujdan memnun kaldığım için hem de diğer bloglarda çok güzel yorumlar aldığım için.




Öncelikle dış özelliklerinden bahsedeyim ; çok sade bir ambalaj dizayn edilmiş. Çok da mat olmayan kendinden simli zemin üzerine gümüş rengi yazı ile sunulmuş.


Bendeki rengi için herhangi bir numara vermemişler sadece Bare Lips ismi vardı sanırım adı bu ya da en azından serisi.




Rujla ilgili ilk dikkatimi çeken şey kokusu oldu. Bu da nereden çıktı diyeceksiniz ama ruj tam ruj gibi kokuyor. Hani eskiden annelerimizin kullandığı rujların kendine has bir kokusu olurdu hatırlarmısınız? Bu ruj da aynı öyle kokuyor. Sizi bilemiyorum ama benim çok hoşuma gidiyor bu hali.


Yapısı ise tamamiyle sheer yapıda sürüşü kolay ve dudak üzerinde çok güzel yayılıyor. Kalıcılığı çok yüksek diyemem ama rengi çok belirgin olmadığı için bana öyle gelmiş de olabilir. 




Rengi kahverengi alt yapısı olan kiremit renginde. Biraz fazla sürdüğünüzde kiremit tonu daha baskın oluyor. Ama hafifi sürdüğünüz zaman kahve tonu daha ön planda.




Benim beğendiğim bir ruj oldu hem bana eskileri hatırlatan kokusu hem de tam benlik rengi ile gerçekten sevdim. Bir kaç tonu içinde barındırması nedeniyle de tercih edebileceğiniz bir ruj olduğunu düşünüyorum. 


İçinizde bu rengi deneyen var mı? Ve bana bu markadan başka renk önerebilecek olan? Yorum bırakırsanız çok sevinirim.

REEC.



Devamını Oku »