26 Ekim 2009 Pazartesi

BİR İNSANI KAYBETMEK

Çok küçükten dedemin verdiği bir öğüttü bu aslında ; hayatta sahip olabileceğin en büyük zenginlik sahip olacağın kişilerdir diye…. Hayat görüşümü bu kadar etkileyeceğini o zamanlar bilemezdim tabiî ki, ama etkiledi. Sahip olduğum kişilerin sadece aile arkadaşlar dostlar değil etrafımdaki herkesin o kadar değerli olduğuna inandım ki asla onları kaybetmeyi göze alamadım.

Aslında sırf kendim için değil başkaları içinde görüşüm bu konuda sabit. Yani hiç kimsenin bir başkasını kaybetmeyi öze almasını aklım almıyor. Nasıl olurda bir insan diğerinden vazgeçebilir, kendisi için ne kadar değerli bir şeyi kaybettiğini nasıl fark etmez….

Benim en kötü korkularımdan biridir. Bir yakınımın bir arkadaşımın kalbini kırmak ve daha sonra onu geri kazanamamak. Düşünemiyorum bile birini kaybetmeyi beklide o yüzden hareketlerim etkileniyor düşüncelerim ve davranışlarım da…

Kaybetmemek için etrafımdakileri kendimden de bir şeyleri feda ettiğimde oluyor kimi zaman, hatta bazen kendimi üzme pahasına vazgeçmiyorum çabalamaktan. Belki doğru bu yaptığım beklide yanlış. Kimi zaman karşılık buluyor kimi zaman bulmuyor. Kimi zaman karşımdaki anlıyor kıymetimi kimi anlamıyor çekip gidiyor.

Ama benim içim önemli olan içimin rahat olması sanırım sonuçta eski bir öğütten de gelse kaynağı kendi içimden de gelse ben bir insanın değerini biliyorum ve bir insanın kaybetmeği asla göze almıyorum. Alabilenlere de hayretle bakıyorum hatta beklide acıyorum çünkü bir gün gelip ellerinde hiç hazine olmadığını fark ettiklerinde onlar için çok üzüleceğimi biliyorum.

Belki bazıları bana enayi diyor ya da salak ama ben kaybetmemek için çabaladığım her insanın bana bir şeyler kazandıracağına ve hazinemin her geçen gün artacağına inanıyorum.

Ve acıyorum BİR İNSANI KAYBETMENİN değerini bilemeyenlere……
 

REEC.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder