16 Ekim 2017 Pazartesi

ALIŞVERİŞ GÜNLÜĞÜ #16 : KUTUDA SANAT VAR

Merhaba arkadaşlar;

 
Bugün size beni çok meraklandıran heyecanlandıran ve mutlu eden bir kutucuktan bahsetmek istiyorum. Bir süredir Ülkemizde aylık sürpriz kutular satılmaya başlandı hepiniz denk gelmişsinizdir. Bir kısmı hediye olarak ücretsiz bir kısmı abonelikle çalışan şekillerde oluyorlar. Ben de bu kutuları çok seviyorum çünkü içeriğini bilmediğiniz için sürpriz hediye gibi geliyor bana. Birkaç kutu bu şekilde denedikten sonra acaba başka hangi markalarda nasıl kutular diye merak ettim ve hemen Google amcama bir sordum. Benim bildiklerimin haricinde pek çok kutu olduğunu gördüm ve ayrıca sadece kozmetik ürünleriyle değil pek çok konuda kutular da buldum. Ve en çok ilgimi çekeni hemen alıp sizinle paylaşmak istedim.

Neden bu kadar heyecanlandın derseniz; sebep içinde sanat olması… Evet, yanlış duymadınız bu kutucuk “Kutuda Sanat Var” kutusu. İsmini okuyunca hemen açtım siteyi inceledim kutu içeriklerini görünce de bayıldım. Çöp adam bile çizemeyen bendeniz için çok ilginç olacağını düşündüm açıkçası. Bu kutu ile içinizdeki sanatçıyı ortaya çıkarmanız ve kendinizi keşfetmeniz çok mümkün benden söylemesi. Yepyeni bir girişim olan “Kutuda Sanat Var” ,içerisinde o ay ki sanat konunuz ile birlikte ihtiyacınız olan tüm malzemeleri, bilgilendirme notu ve küçük sürprizlerin bulunduğu ‘sanat’ kutusunu evinize kadar gönderiyor.

Kutudan her ay, önceki ay seçilen bir sanat çalışması çıkıyor. Bunun sizin çalışmanız olmasını istiyorsanız yapmanız gereken #içimdesanatvar ve #kutudasanatvar hashtagleri ile İntagram’da paylaşmak. Çıkalı kısa bir süre olmasına rağmen iyi bir abone sayısına da ulaşmış öğrendiğim kadarıyla. Ayrıca paylaşılan çalışmalar arasında beğenilen işler ise Kutuda Sanat Var’ın sosyal medya hesaplarında paylaşılıyor ve bir sonraki ayın kutusunda ‘öne çıkan sanatçı’ olarak kendine yer buluyor. Kutuda Sanat Var’ı ‘hediye et’ seçeneğini kullanarak bir defaya mahsus olarak sipariş edebilirsiniz. Abonelik bedeli biraz yüksek gelebilir alışık olduğumuz kutulara göre ama içeriğinin testerlardan oluşmadığına özellikle dikkat edip öyle değerlendirin derim. Çünkü içerisinden çok güzel ve kaliteli ürünler çıkıyor.

Kutudan ve ürünlerden bahsetmişken benim kutucuğumdaki ürünlerden bahsedeyim. Bana çok güzel iki adet kumaş çanta ve bunlar üzerine istediğim deseni çizmem için kumaşa özel kalem seti çıktı. Ben çantacıklarımdan birini bozuk para cüzdanı olarak birini de makyaj çantası olarak kullanıyorum. Üzerine de ona uygun desenler çizdim ama utandığımdan çizilmiş hallerini burada paylaşamıyorum J) İçerisinde elindeki malzemeleri tanıtan bir minik broşürde çıkıyor böylece yabancı olduğun materyalleri de öğrenmiş oluyorsun.

Sanata merakı olan ama vakit bulamayan cesaret eden benim gibi kişiler için bahane ve arkadaşlarınız için çok güzel bir hediye mutlaka bir kutucuk bakın bence…

 

REEC.
Devamını Oku »
Blogger Tricks

14 Ekim 2017 Cumartesi

ÜRÜN İNCELEMESİ #150 : ELİZABETH ARDEN RUJ NO : PİNK PUNCH

Merhaba arkadaşlar;

 
Bugün sizlere bahsedeceğim ruj Elizabeth Arden markasından bir ruj. Koleksiyonumda bu rujdan sadece bir tane var çünkü fiyat olarak bana biraz pahalı geldiğinden çok tercih etmedim şimdiye kadar. Genelde fiyatları 110-120 TL civarlarında oluyor ve her ne kadar ruj meraklısı olsam da genelde bu fiyata pek kıyamıyorum.

Bendeki rengi Pink Punch yani pembe yumruk ( ya da fiske) ve evet kendisi şeker pembe tonlarında bir ruj. Ambalaj tasarımını çok beğendim. Tamamen kırmızı klasik ruj ambalajı formunda ve kapak kısmında beyaz renkte çizgilerle dizayn edilmiş çok hoş bir çizim var.

Rengi ilk baktığınızda hafif mora eflatuna dönük gibi görünse de sürdüğünüzde tam bir şeker pembe olduğunu görüyorsunuz. Mat yapıda değil ama parlak bitişlide sayılmaz. Yumuşak bir sürümü var çok kolay sürülüyor. Dudağımda kuruluk yapmadı ama biraz çizgilere doluyor. Rengini ilk katta hafif veriyor ama ikinci katta tam opaklık sağlayabiliyorsunuz.

Renk ve yapı olarak çok sevdiğim bir ruj eğer fiyat olarak pahalı gelmiyorsa mutlaka bir denemenizi öneririm. Ama açıkçası ben güzel indirimlerde ya da avantajlı kampanyalarda yakalamadığım sürece pek almayı tercih etmiyorum.

 

REEC.
Devamını Oku »

12 Ekim 2017 Perşembe

ÜRÜN İNCELEMESİ #149 : BEEO PROPOLİSLİ BALLI BOĞAZ SPREYİ

Merhaba arkadaşlar;
 

Bugünkü ürünümüz Beeo Up Propolisli Ballı Boğaz Spreyi… Bu ürün içeriğinin kıymetli olması haricinde de TUBİTAK TTGV TÜSİAD İnovasyon Ödülü sahibi bir ürün. Bee'o firması kovandan sofraya izlenebilir ürünler politikası ile kurulmuş ve Türkiye'deki arıcılık politikasının ve arı ürünlerinin kalitesinin arttırılması için de çaba gösteren bir firma. Ürünleri Carrefour, Macro Center, Joker, Gratis  gibi marketlerde ve belirli eczanelerde satılıyor. Fikir olarak ve hareket tarzı yaklaşımları açısından benim çok takdir ettiğim ve desteklediğim bir firma olduğunu söylemeliyim. Yerli bir firma olması da ayrıca sevdiğim bir taraf tabiiki.

Arılar yok olduğunda dünya üzerindeki hayatta ta bitecek diye bir söylem var bilmem biliyor musunuz? Ne kadar doğru pek çok tartışma var ama tartışmasız olan tek şey arılardan elde ettiğimiz ürünlerin dünya üzerindeki yaşama en azından biz insanların yaşamlarına ne kadar iyi etkileri olduğu sanırım.  Propolis te bu minik dostlarımızın bizim için yaptığı (aslında kendieri için yapıyorlar ama bizde sebepleniyoruz diyelim ) harika ürünlerden birisi bağışıklık sistemize çok ama çok faydalı bir ürün.  Bitkilerin yaprak, sap ve tomurcuklarından oluşan propolisin temel görevi antiseptik ortam sağlamak. Yani bağışıklık sistem için birebir. Propolis mide ve bağırsak sistemi sağlığının gelişmesine katkı sağlıyor. Damar hastalıklarının oluşmasını önleyici özelliği var

Bugünkü ürünümüzde içeriğinde propolis bulunduran bir ürün.  Mevsim geçişlerin özellikle boğazda bazı rahatsız edici öksürük, tahriş, kuruluk ağrı vs gibi sorunlar çıkıyor bu ürün o sorunu iyileştirme ve rahatlatma açısından  çok yararlı. Ayrıca diş ve diş eti rahatsızlıkları içinde kullanabiliyorsunuz. Ayrıca ben özellikle ses kısılması gibi sorunlarda da mutlaka kullanmanızı öneririm çok ie yarıyor. Benim gibi işi gereği gün içinde çokça konuşan biriyseniz arasıra herhangi bie sıkıntınız yoksa da kullansanız çok fayda alacaksınız inanın bana.

Hem sağlık hem ferahlık için boğaz vs ağız sağlığı ile ilgili hemen hemen tüm sıkıntılarınızda başvurmanızı önereceğim bu ürünü çocuklar içinde çok rahat kullanabileceğinizi de belirteyim …

 
REEC.

 
Devamını Oku »

10 Ekim 2017 Salı

ÜRÜN İNCELEMESİ #148 : GABRİNİ SOYULABİLİR SİYAH MASKE

Merhaba arkadaşlar;

 
Biz süredir soyulabilen siyah maskeler baya bir revaçta. Bende merak ettim ve birkaç çeşidinden satın aldım. Kullanıp bitirdikçe burada yazmayı planlıyorum. İlk olarak kullanıp bitirdiğim Gabrini markasının soyulabilen siyah maskesi oldu. Ben özellikle bu maskeleri burnumda ve çene bölgemde bulunan siyah noktalardan kurtulmak için istedim. Ve genellikle de yüzümün tamamına değil sadece bu bölgelere tamamlıyorum.

Ürünü Tedi mağazasından aldım. Başka dükkânlarda da rastladım çeşitli indirimlerle falan 9-19 TL arasında fiyatlara bulunabiliyor. Tüp formundaki ürünün başka boyutları var mı bilmiyorum ama bendeki 60 ML lik. Ambalajı ürüne uygun şekilde siyah tasarlanmış üzerindeki yazılarda beyaz ve kırmızı hazırlanmış. Tasarımını gayet beğendim güzel olmuş ama çoğu yazının İngilizce olmasını pek beğenmedim.

Kullanımı çok basit ince bir tabaka halinde cildinize uyguluyorsunuz ve kuruduktan sonrada soyarak cildinizden ayırıyorsunuz. Eğer daha etkili olsun diye bol bol sürerseniz pekiyi olmaz kurumuyor ve soyulabilir hale gelmiyor o durumda çünkü. Soyarken herhangi bir sıkıntı yaşatmadı ve yüzümde de herhangi bir alerji ya da kızarma vs oluşturmadı. Cilt ihtiyacına göre günlük de uygulanabilir diyor ama ben bunu pek tercih etmem sağlıklı olacağını düşünmüyorum. Genelde ben haftada bir kullandım. 10-15 dakikada kuruyor ve soyulabilir hale geliyor zaten yüzünüzde bir gerilme hissediyorsunuz bu sürede.

Eğer yüzünüzde ayva tüyleri varsa dikkat edin onları da koparıyor çünkü. Bence pek sakıncası yoktu bu durumun çünkü yüzümdeki tüyleri zaten alıyorum ben. Soyarken hiç acı hissettirmiyor ve siyah noktalarımı da alıp çekiyor. Ama tabiisi siyah nokta olayı bir kere de bitecek hallolacak bir daha çıkmayacak bir sorun değil maalesef. O nedenle ihtiyaç duydukça tabiki tekrarlamak lazım bu tarz ürünler.

 

REEC.
Devamını Oku »

8 Ekim 2017 Pazar

ARA ÖĞÜN ÖNERİSİ #18 : ACTİVİA KARIŞTIR ATIŞTIR

Merhaba arkadaşlar;
 
Bugün size özellikle kahvaltı öğünü yapamayacak olduğum zamanlarda ve işyerinde ara öğün olarak tükettiğim bir üründen bahsetmek istiyorum. Bu bahsedeceğim ürün başka ürünlerini de beğenerek tükettiğim Activia markasının Karıştır Atıştır adlı ürünü.


Bahsedeceğim ürün alt kısmında activia yoğurdu bulunan üst kısmında da kapak içerisinde kuru meyve karışımı ve kayısı çekirdeği içeren harcı bulunan bir ürün. İsterseniz kapak kısmındaki karışımı yoğurda katıp yiyebilirsiniz isterseniz yoğurdu ayrı bir ara öğün kapaktakileri de atıştırma gibi de tüketebilirsiniz. Ben her iki şekilde de yiyorum açıkçası; eğer yoğurda karıştırıp yiyecek bir ortamda değilsem ve ara öğüne ihtiyacım varsa kapaktakileri çerez niyetine de yiyorum.
Kahvaltı edecek vaktim olmadığında uzun süre aç kalıp kan şekerimi olumsuz etkilemekten ya da kazara poğaça börek gibi sağlıksız bir kahvaltı yapmaktan kaçınmak için karıştırıp kahvaltı olarak da tüketebilirsiniz. Oldukça doyurucu oluyor öğle yemeğine kadar çok tok tutmasa da açlık krizine girmenize izin vermiyor.


Paketin tamamı 140 gram ve kalori değeri de 177 kalori. Sabah kahvaltısı olmak için oldukça az ama dediğim gibi sadece acil durumlarda tercih edilecek bir durum bu. Ama ara öğün olarak gayet makul seviyede. İçeriğindeki yağ oranı oldukça az 5,5 gram ama protein oranı da baya az 6,6 gram o nedenle eğer protein bazlı bir diyet yapıyorsanız ilave bir protein ürünü almanızda fayda var.
 
REEC.
 
Devamını Oku »

6 Ekim 2017 Cuma

ÜRÜN İNCELEMESİ #150 : CLAVİS RUJ NO : 59

Merhaba arkadaşlar;


Bugün size bir süre önce katıldığım bir etkinlikte hediye gelen ve o dönemden beri ara ara kullandığım bir rujdan bahsetmek istiyorum. Bahsedeceğim ruj Clavis markasından. Sanırım pek çoğunuz bu markayı duymamıştır açıkçası ben de duymamıştım etkinlik sayesinde tanışma fırsatım oldu. Marka Zümrüt Kozmetik firmasına ait bir marka. İnternetten araştırdığıma göre de bu firmanın JUDİ, RUBY, GRİSELLE, ZIMA gibi başka markaları da var. Ben daha önce Judi ve Ruby markalarında ürünler denemiştim. Genelde küçük bijuteri ve kozmetik mağazalarında satılıyorlar bildiğim kadarıyla. Ama aslında firma neredeyse 40 yıla yakın bir süredir sektördeymiş. Oje, ruj, far, allık, maskara, eyeliner, dipliner, fondöten gibi baya çok çeşitli ürünleri ve ve ayrıca bu ürünleri yurt dışına da ithal ediyorlarmış.

Bendeki ruj numarası 59 numaralı olanı ve 74 çeşit rengi vermış yine internetten aldığım bilgiye göre. Benim için en iyi ve en kötü taraflarını söyleyecek olursam; en iyi tarafı kesinlikle kokusu. Evet aynen öyle kokusu… bana çocukluğumu hatırlattı resmen, muhtemelen annemin ya da teyzelerimin kullandığı o eski rujlar gibi kokuyor ve sürdükten bir süre sonra daha bu kokuyu vermeye devam ediyor. Eğer sizde benim gibi biraz nostalji seven birisiyseniz size de çok hoş gelecektir. En kötü tarafı ise kesinlikle ambalajları; maalesef bu konuda ciddi değişiklikler olması gerekiyor bence. Rujun ambalajı çok basit duruyor ve sürerken zorluk çıkarıyor bazı zamanlarda ruj içeri geri gidiyor. Bir de ambalajların üzerinde içerik, üretim tarihi ya da son kullanma tarihi de yazmıyor bence bunları da eklemek gerek…

Rujun rengi hafif pembe alt tonlu güzel bir bordo. Ben rengini çok sevdim ve sürümü de oldukça rahat. Kaygan bir yapısı var dudakta kurulukta yapmıyor. Kalıcılığı da hiç fena değil yemek yemezseniz 2-3 saat kalıyor dudakta. Yapısı oldukça yumuşak satin yapıda denilebilir internette okuduğuma gör E vitamini içermekteymiş. Ambalajlarında iyileştirme olursa mutlaka başka tonlarına da bakabileceğim bir ruj.

 

REEC.

 

 

 



Devamını Oku »

4 Ekim 2017 Çarşamba

OJE İNCELEMESİ #65 : MAYBELLİNE COLOR SHOW NO : 465 BRİCK SHİMMER

Merhaba arkadaşlar;

 
Bugün size Maybelline markasının Color Show serisinden bir ojeden bahsetmek istiyorum. Color Show ojelerine göz gezdirirken aslında beğendiğim pek çok renk olmuştu. Bu oje serisi şeker gibi pek çok renkten oluşuyor. İlk etapta en çok beğendiğim 465 numaralı Brick Shimmer rengi oldu.

Bakır rengi ışıltılı şahane bir renk. Rose goldumsu bronz bir rengi var. Rengi tam anlatamıyorum ama özellikle bronz tende çok güzel duruyor. Her renkle her şeyle uyum sağlıyor. Ben her mevsim kullanılabileceğini düşünüyorum ama yazın baya severek kullandığımı ayrıca belirteyim.

Yapısı oldukça güzel çabuk kuruyan bir formülü var. Son derece pigmentli ilk katta opak bir görüntü sağlıyor. Ama ben alışkanlık 2 kat sürüyorum rengi daha koyu dursun diye. Kolay bir sürümü var. Kalıcılığı gayet güzel 2 gün bozulmadan kalıyor. Gerçi ben her gün değiştiğim için daha uzun tutmadım ama daha uzun da dayanır diye düşünüyorum.

Fiyatı 5 TL. Ben rengine bayılıyorum ve başka uygun fiyatlı ojelerde muadilini bulamadım. Eğer rastladığınız varsa bana mutlaka haber verin olur mu?

 

REEC.
Devamını Oku »

2 Ekim 2017 Pazartesi

ÜRÜN İNCELEMESİ #149 : ARİFOĞLU KAŞ VE KİRPİK YAĞI

Merhaba arkadaşlar;
 

Bugün size bir kadar zamandır kullandığım bir kaş ve kirpik yağından bahsetmek istiyorum. Bahsedeceğim ürün Arifoğlu markasına ait ikili bir ürün. Öncelikle kendi durumumdan bahsedeyim size. Kirpikleri çok seyrek ya da cansız birisi değilim. Hemen hemen hiç takma kirpik kullanma durumumda olmaz ancak bir düğünde dernekte diyelim. Ama gözlük kullanıyorum ve gözlerimdeki rahatsızlıktan dolayı sürekli göz kuruluğu çekiyorum bu nedenle de sürekli gözlerimi ovuşturup durduğum zamanlar oluyor. Bu nedenle de sürekli kirpiklerim kopuyor. Kaşlarım ise hiçbir zaman ince alınmadı hep şeklini korumak üzere alırım etrafını ve ortasını ama son zamanlarda aralarda baya seyrekleşen kel gibi kalan yerler olduğunu gördüm. Belki denediğim ürünlerin yan etkisi bilemiyorum ama çok kötü durmaya başladılar ve açıkçası da beni biraz korkuttular.

Kirpiklerimin bu durumu ve kaşlarımda da oluşan durum nedeniyle artık kaş ve kirpiklerime biraz ilgi göstermem gerektiğine karar verip internette araştırmalar yapmaya başladım. Konuyla ilgili de pek çok tavsiye edilen yağ bilgisi buldum. Fakat ben öyle yağlardan kendisi karışımlar hazırlayacak ya da aktarlarda araştırma yapacak vakti olan biri değilim çok da tembellik ederim açıkçası bu durumdan. Tam nasıl başka yol bulurum derken bir etkinlikte verilen ve deneme şansım olmayan bu set aklıma geldi hemen çıkarıp denemeye başladım. Kutu içeriği iki ayrı tüpten oluşuyor. Birisi kaş için birisi kirpik için. Aslında içerikleri aynı ama kullanım kolaylığı için ayrı ayrı hazırlamışlar. Nedeni ise ikisinin aplikatörünün farklı farklı olması; birinde maskara fırçası diğerinde lipgloss fırçası var. Böyle olması da ayrıca daha hijyenik olmuş.

Çok düzenli kullanmasam da aklıma geldikçe uyguladım hem kaşlarıma hem de kirpiklerime. Öncelikle belirtmeliyim ki gözlerimde yanma yapmadı ama ben yine de gözlerime çok kaçırmamaya dikkat ettim. Zaten maskara fırçası ile kolay sürülüyor göze kaçma durumu olmuyor. Kaşlarımdaki açıklıklarda çıkan ince ince kıllarla kapanmalar olmaya başladı. Günde 1-2 kez uygulanmalı diyor ama ben anca haftada 1-2 uygulayabildim buna rağmen gayet iyi oldu eğer çok ciddi sıkıntınız varsa daha çok ve daha düzenli uygulama daha güzel sonuçlar verir diye düşünüyorum. Çünkü kirpiklerimde de güzel bir gürleşme oluştuğunu gözlemledim.  

İçeriği de oldukça güzel. İçerisinde; Tatlı badem yağı, Buğday yağı, Susam yağı, Hint yağı, Argan yağı, E vitamini, Keten tohumu yağı, Jojoba yağı ve Kayısı çekirdeği yağı varmış. Fiyatı ise oldukça uygun çeşitli sitelerde 19-25 TL arası fiyatlarda gördüm. Ayrıca firmanın kendi sitesinden de alışveriş yapabiliyorsunuz.

 
REEC.
Devamını Oku »

30 Eylül 2017 Cumartesi

ÜRÜN İNCELEMESİ #148 : P2 PURE COLOR RUJ NO : 087 BAKER STREET

Merhaba arkadaşlar;
 
Bugün size Almanya’dan kuzenimin bana hediye getirdiği bir P2 markasından bir rujdan bahsetmek istiyorum. Bu ruj anladığım kadarıyla Pure Color serisinden bir ruj. Rujun numarası 87 ve ben açıkçası ismini görünce direk bayıldım. Neden diyeceksiniz çünkü rujun adı Baker Street ve ben bir tam Sherlock Holmes hayranıyım ve Baker Street de romanlarında Sherlock un oturduğu sokağın adı.

Ama her ne kadar adına bayılmış olsam da rujun rengine o kadar bayılmadığımı söylemeliyim. Çünkü ben kırmızı rujlarda pembe alt tonlu olmasını sevmiyorum. Ve bu rujumuz ilk açtığınızda kırmızı gibi görünse de sürdüğünüzde tam bir şeker pembeye dönüşüyor. Aslında bu rengi beğenen ve isteyen için çok güzel olabilir ama benim zevkime uymadı.

Ambalajı daha önce de denediğim P2 rujlarıyla aynı metalik gri renk ambalaj üzerine koyu siyah yazıyla seri ve marka bilgileri yazılmış. Oldukça kibar ve güzel bir tasarım bence. Ruj kısmı da üzerinde P2 baskısı ile verev kesilmiş olarak karşımıza çıkıyor. Sivri kısmı daha öncelerle de başka rujlarda belirttiğim gibi çerçeve yapmak için çok pratik oluyor. Ayrıca ince dudaklı arkadaşlar içinde kullanım kolaylığı sağlar diye düşünüyorum.

Yapısı oldukça yumuşak ve kolay sürülüyor. Mat değil yapısı ama çok da ışıltılı değil kendinden parlak bir yapısı var. Kalıcılığı orta seviyede bir şey yiyip içtiğinizde tabiiki tazelemek gerekiyor. Temizlerken çok dağılan gün içerisinde etrafa bulaşan bir durum gözlemlemedim.
Bildiğim kadarıyla Ülkemizde satılmıyor o nedenle başka renklerini ne zaman deneyebilirim bilmiyorum ama yapı olarak beğendim denk gelirsem mutlaka alırım.
 
REEC.
Devamını Oku »

28 Eylül 2017 Perşembe

ÜRÜN İNCELEMESİ #147 : MAYBELLİNE NEW YORK SUPERSTAY 14 HOUR LİPSTİCKNO : 560 CONTINUOUS CRANBERRY

Merhaba arkadaşlar;

Bugün size Maybelline markasından bir rujdan bahsetmek istiyorum. Bu ruj serisinde toplam 20 renk var ve bendeki rengi de 560 numaralı Continuous Cranberry rengi.

Rujla ilgili ilk söyleyebileceğim şey harika bir kokusu olduğu. Muhtemelen denediğinizde sizin de ilk fark edeceğiniz bu olacak. Tam bir böğürtlen kokusu diyebilirim ve bu nedenle ruju yemeye niyetlenebilirsiniz. Eğer benim gibi böğürtlen seven birisiyseniz bu duruma bayılacaksınız.  Rujların fiyatı 24 TL civarında oluyor genelde ama ben indirimde aldım daha uyguna geldi. 24 TL vermezdim sanırım ama %50 indirimleri çok oluyor o dönemlerde 12-13 TL ye bence alınabilir bir ruj.

Ambalaj tasarımı çok hoş ve sade. Alt kısmı şeffaf bu nedenle aldığınız rujun rengini direk görebiliyorsunuz. Kapak kısmı da beyaz opak tasarlanmış. Klasik ruj şeklinde değil metal bölüm içerisinde sivri verev kesimle çıkıyor ruj karşınıza. Genelde ben klasik ruj şeklini severim ama uca doğru sivrilen kısmını kalem gibi kullanıp çerçeve yapabiliyorsunuz bu da oldukça kullanışlı bir şey bence.

Ruju uygularken ambalajdaki rengi elde etmek için üzerinden defalerca sürmenize gerek kalmıyor. Tek sürüşte aynı tonu elde edebiliyorsunuz. Bendeki renk tam bir kırmızı tonu.  Ne çok açık ne de koyu bir alt tonu yok sade kırmızı diyebilirim sanırım. Ben tonundan çok memnun kaldım çünkü alt tonu farklı olan pembe ya da bordro alt tonu olup tam kırmızı olmadığında pek memnun kalmıyorum. Sürdükten sonra kuruyana kadar biraz yapışma hissi oluyor o nedenle biraz bekleyin hemen dudakları kapamayın bence.

Uygularken biraz zorlanabilirsiniz çünkü ürün vadettiği kadar yumuşak ve kremsi değil; aksine sert ve kuru yapıda. Altına bir dudak bakımı uygulasanız dahi dudaklarınızı kurutabiliyor. Kullanmadan önce gayet güzel bir dudak kremi kullanmanızı şiddetle tavsiye ederim. Çünkü eğer kullanmazsanız dudakları çok kurutuyor ve gergin hale getiriyor. Rujun duruşu ve bitişi kesinlikle mat ama içinde küçük ışıltı veren tanecikler var. Ama bu tanecikler yüzünden pırıl pırıl parlıyor gibi düşünmeyin sadece hoş bir duruş sağlıyor.

Peki rujun ana vaadi hakkında durum nasıl derseniz hiç 14 saat denemedim tabiiki ama kesinlikle onun yarısı kadar bile kalacağını sanmıyorum. Aslında şöyle demeliyim kenarlarda kalacaktır belki ama orta kısmı 2-3 saatte açılıyor ve sadece çerçeve olarak kalıyor tabii bu şekilde kullanamayacağınız için tazelemeniz gerekiyor.

Rujla ilgili beni en çok mutsuz eden kısmı temizleme kısmı oldu çünkü ben günlük makyajımı çok ağır ve yağlı temizleyicilerle değil misel sularla yağıyorum. Ve bu durumda bu ruj kesinlikle çıkmadığı gibi bütün dudak çevrenize bulaşıyor. O nedenle bu ruju sürdüğümde dudak makyajımı mutlaka yağ bazlı bir temizleyici ile çıkarmam gerekiyor.

 

REEC.
Devamını Oku »

24 Eylül 2017 Pazar

ÜRÜN İNCELEMESİ #146 : GABRINI DESIGNER MASKARA

Merhaba arkadaşlar;
 
Bugün size birkaç aydı kullanmakta olduğum bir maskaradan bahsetmek istiyorum. Gabrini markasından Designer isimli maskarayı bir market indiriminde denemek için aldım. Aldığımdan beri de hemen hemen her gün kullanıyorum.  
Bu markadan daha önce de birkaç ürün denemiştim ama bu kadar uzun süreli kullandığım pek olmadı sanırım. İnternette araştırma yaparken markanın yurtdışında da satışta olduğunu öğrendim açıkçası ben sadece Türkiye’de bulunan bir marka olduğunu düşünüyordum. Çok fazla bir bilgi bulamadım firma ile ilgili ama pek çok ülkede pek çok ürününün satıldığını gördüm.

Markanın pek çok maskara çeşidi var gördüğüm kadarıyla benim kullandığım çeşidi suya karşı dayanıklı olanlardan. Oldukça sade ama şık bir ambalaj tasarımı var. Altın rengi parlak bir ambalajın üzerinde bilgileri siyah bir yazıyla hazırlanmış. Biraz tombik bir amlalajı var genelde bu şekilde maskarayı pek çok markada görebiliyorsunuz.
Fırçası plastik bir fırça ve üzerindeki kılları çok ince ya da tombul olmayan bir şekilde yerleştirilmiş. Sürmesi oldukça kolay ben fazla tombul ya da kalın fırçalarla iyi anlaşamıyorum. Genelde bu tarz fırçaları çok bulaştırıyorum. Kılları oldukça sık ve kısa yapılmış. Sürerken tüm kirpikleri kavrıyor ve ürünün hepsine aynı anda bulaşmasını sağlıyor.

Yapısı birkaç kat uygulamaya uygun ama ben iki kattan sonrasını gerekli görmedim. Kirpikleri birbirinden ayırmada ve renklendirmede gayet iyi. Uzatma ya da kıvırma etkisi görmedim ama çok güzel bir yoğunluk verdiğini söyleyebilirim. Eğer benim gibi kirpiklerinin uzunsa ve kıvırma işini zaten kıvırıcı ile hallediyorsanız ya da ihtiyaç duymuyorsanız tam size göre bir ürün. Suya dayanıklı olması da gayet iyi ama çıkarmada herhangi bir sorun yaşamadım.
 
REEC.
Devamını Oku »

22 Eylül 2017 Cuma

OJE İNCELEMESİ #64 : ESSENCE OJE YOUR ONE IN A MELON

Merhaba arkadaşlar;

 

Bugün size Essence markasının Juice İt serisinden üçüncü ojemizden yani You’r One İn a Melon’ dan bahsedeceğim. Dediğim gibi ojelerin isimleri baya komik J) Ama bence renkleri pek tutturamıyorlar çünkü melon kavun demek bu renk bana pek kavunu anımsatmadı. Çünkü ojenin rengi açık morla şeker pembe arası bir renk daha önce hiç bu tonda bir kavun görmemiştim doğrusu J)))  

Ambalajıyla ilgili çok bir şey söylemiyorum serinin ambalajları hep aynı şekilde zaten. Yapısı da serinin diğer ojeleriyle aynı olukça sıvı yapıdalar.  Şişede rengi çok daha belirgin görünmesine rağmen tırnak üzerinde baya bir açık oluyor. İlk kat çok açık ikinci katta güzel bir ton oluşuyor ama yine de tırnağı tam olarak kapatmıyor.

Şeker pembe parlak pırıl pırıl bir oje istiyorsanız bu tam size göre dediğim gibi yaz için bahar için harika bir seçim. Özellikle genç kızlar için harika bi seçim olur ben de kuzenime hediye ettim kendisini dediğim gibi bana göre açık kaldığı için.


REEC.
Devamını Oku »

20 Eylül 2017 Çarşamba

OJE İNCELEMESİ #63 : ESSENCE OJE NO : 01 I LOVE YOU CHERRY MUCH

Merhaba arkadaşlar;

 
Essence markasının Juice İt serisinden ikinci ojeyle yani I Love You Cherry Much isimli ojeyle karşınızdayım bugün Adı üzerinde Cherry yani kiraz yenginde bir oje olacak bu seferki ve bu sefer rengini tutturmuşlar çünkü oje geçekten tam bir kiraz rengi.



Ambalajı yine aynı silindir şeklinde ve plastik kırmızı renkli bir kapakla hazırlanmış. Ama ambalajı bu renkte çok daha kendini göstermiş ok hoş olmuş bence. Ojenin rengi şişede çok daha koyu çok daha bariz görünüyor kapağının rengi de ona göre koyu ton yapılmış.

Akışkan yapıda oldukça kolay sürülen oldukça da kolay çıkarılan bir ojemiz. Rengi parlak kırmızı rengi azıcık şeker pembe de içeriyor gibi geldi bana. Rengi ilk katta çok opak değil ama ikinci katta hemen hemen rengini buldu diyebilirim üçüncü katı sürseniz eminim daha güzel olacaktır. Yapısı ince olduğu için çok rahat birkaç kat sürülebiliyor. Aşağıda ilk resimde tek kat ikincice çift kat olarak çektim aradaki farkı oradan anlayabilirsiniz.

Benim için yine de biraz açık kalsana sadece şişesinin duruşu ve ambalaj renginin çekiciliği için bile koleksiyonumda olmasını istediğim bir oje. Ayrıca her ne kadar mevsime göre renk ayırmasam da tam bir yaz rengiydi tüm yaz kullandım çok da sevdim.

 

REEC.
Devamını Oku »

18 Eylül 2017 Pazartesi

OJE İNCELEMESİ #62 : ESSENCE OJE NO : 03 ORANGE İS NEW BLACK

Merhaba arkadaşlar;

 

Bugün size Essence markasının Juize İt serisinden bir oje inceleme yazısı hazırladım. Essence markasını çok seviyorum ambalajları, rengârenk olması, sürekli yeni seriler çıkarıyor olması çok hoşuma gidiyor. Keşke daha fazla mağazada satışta olsa ben de daha çok ulaşabilsem ama şimdilik sadece Tshop vasıtasıyla alabiliyorum. Ama yine de her çıkan koleksiyondan birkaç ürün denemeye çalışıyorum.

Juice İt serisini markanın sayfasında görünce kırmızılar pembeler şeker şeker çok hoşuma gitti. İlk önce ojelerinden birkaç tane aldım hemen kendime. Bugünkü ojemizde onlardan birisi adı da Orange is the new black.  Essence in ojelerine koyduğu isimleri çok seviyorum çok komik oluyorlar. Aslında ojeye orange yani turuncu diye isim vermişler ama pek de turuncu renginde değil. Oldukça açık renk bir tonu ve daha çok açık pembeyi andırıyor bana sorarsanız. Tırnak üzerinde de çift kat sürmeme rağmen turuncuya dönük bir renk oluşmadı.

Ambalajı minik bir silindir şeklinde ojenin renginde yine silindir şeklinde plastik bir kapağı var. Üzerindeki yazılarda gümüş renginde çok güzel olmuş bence. Ambalaj tasarımını beğendim. Oldukça da kullanışlı çekmecede rafta gayet hoş duruyorlar.

Dediğim gibi rengi çok çok açık tek katta sadece parlatıcı gibi kaldı ikinci hatta üçüncü katta ancak bir renk elde edebildim ama onda bile opak bir görüntü oluşmadı tırnağımı kapamadı maalesef. Ben genelde ojede opaklık sevdiğimden bu nedenle pek sevemedim. Açıkçası üç beş kat oje sürmeyi de sevmiyorum.  Ama açık renk sevenler için söyleyebilirim ki sürerken de çıkarırken de çok rahat bir oje. Kalıcılığı da hiç fena değil çok hızlı kurumasa da kuruduktan sonra iz yapmıyor.

 

REEC.

 

 
Devamını Oku »

16 Eylül 2017 Cumartesi

OJE İNCELEMESİ #61 : ALIX AVİEN NO :21

Merhaba arkadaşlar;

 

Bugün size Alix Avien ojelerimden bir başkasından bahsedeceğim. Bu oje de yine benim klasik seri dediğim seriden bir oje. Bu markanın değişik tonlardaki ojelerini seviyorum bu seferki de değişik tonda bir oje görünce aldığım bir oje.

Ojemiz 21 numaralı ve altın rengi bir oje. Gerçekten de şişede tam altın varmış gibi duruyor. Çok güzel bir sarı tonu ama içerisinde simler var. Daha doğrusu ojenin yapısı simli yoksa sim parçaları yok yanlış anlaşılmasın. Sürümü gerçekten çok kolay akışkan bir yapısı var ve tırnakta hemen dağılıyor. İlk katta tabiisi çok açık durdu sanki altın simli bir parlatıcı sürmüşsünüz gibi oluyor.

Tabii bu tarz ojelerde olduğu gibi çıkarması biraz zor oluyor ama tırnağınızın üzerinde pamuğu biraz uzun tuttuğunuzda çözülmeyecek bir sorun değil. Oje ile ilgili daha önce fark etmediğim bir nokta da Türkiye de üretiliyor olmasıymış. Oje numarasına bakarken okudum yazıyı da daha öncekilerde hiç görmemiştim o da bana ilginç geldi.

 

REEC.
Devamını Oku »

26 Ağustos 2017 Cumartesi

OJE İNCELEMESİ #60 : ALIX AVİEN NO :27

Merhaba arkadaşlar

 

Bugün size Alix Avien markasından bir ojeden bahsetmek istiyorum. Bahsedeceğim oje 27 numaralı olanı ve sanırım klasik seriden bir oje. Ambalajı eski tip klasik oje şişeleri gibi tasarlanmış. Altta hafif koni şeklinde bir cam şişe ve üstünde beyaz silindir bir kapak tasarımı var.

Ojenin rengini nasıl tarif edeceğimi bilemedim birkaç arkadaşa sordum taş rengi diyebilirsin dediler. Gri gibi ama içerisinde minik ışıltılar var. Sanki hafif bir pembelik de içeriyor gibi geliyor sürerken. Sürümü kolaydı sadece çıkarırken biraz asetonu bol kullanmak gerekti. Tırnak üzerinde güzel dağıldı. Pek kalıcı değil diye düşünüyorum aslında uzun süreli kullanmadım. Ama yapısı ben de öyle bir izlenim uyandırdı.

Değişik renginden çok memnun olduğum ve koleksiyonumda olmasından memnun olduğum bu ojeye mutlaka bakmanızı öneririm. Pek çok çeşit kıyafetle de kullandım çok uyumlu bir renk. Ayrıca ambalajında Türkiye’de üretildiği yazıyordu açıkçası bunu bilmiyordum ayrıca hoşuma gitti.

 

REEC.
Devamını Oku »

24 Ağustos 2017 Perşembe

ÜRÜN İNCELEMESİ #145 : OVERDOSE COFFEE SCRUB PEELİNG

Merhaba arkadaşlar;

 

Bugün size bir süredir cilt bakımıma eklediğim bir üründen bahsetmek istiyorum. Ben çok fazla vücut peelingi falan kullanabilen birisi değilim ama katıldığım bir etkinlikte hediye edilince ve içinde kahve olunca bu ürünü bir deniyim dedim. Bahsettiğim ürün Overdose Coffee Scrub isminde içerisinde yüksek kalite arabica çekirdekleri, deniz tuzu ve nemlendirici yağlar bulunan bir peeling.
 

Ürünümüz ambalajı alüminyuma benzer kilitli bir poset içinde 250 gr lık bir peeling. Kilitli pakette olması tekrar tekrar kullanırken tabiiki çok büyük kolaylık oluyor. İlk olarak dikkatinizi çekecek olan tabiiki muhteşem kokusu benim gibi kahve manyağı biri için ne kadar harika olduğunu tahmin edemezsiniz. Ürünün fiyatı 50 TL ve kendi internet sitesinden de alım yapabiliyorsunuz.

İçeriğindeki öğütülmüş kahve ve deniz tuzu sayesinde ölü deriyi atmayı ve kahve, hindistan cevizi, zeytin, ceviz, tatlı badem, jojoba yağları sayesinde cildinizi yumuşatmayı ve nemlendirmeyi vaad ediyor. Haftada 2-3 kez kullanılabilir diye belirmişler ama ben haftada bir kez kullandım şimdiye kadar ve kesinlikle yumuşatma ve nemlendirme sözünü tuttuğunu söylemeliyim. Ölü deriden de temizlediği hususunda özellikle yüzüme uyguladığımda şahit oldum.

Duş aldıktan sonra vücutta daireler çizerek 5-10 dakika uygulanması tasiye edilmiş ben de aynen tavsiyeye uygun hareket ettim. Göz çevreniz hariç tüm vücudunuzda kullanabiliyorsunuz. Ama hassas ya da alerjen bir cildiniz varsa önce küçük bir yerde test edip öyle uygulamanızı öneririm. Son kullanma süresi açıldıktan sonra bir ay içeriği doğal olduğu için bu kurala uymanızı öneririm. Siyah noktalardan kurtulmak için de işe yaradığı belirtilmiş ama bende pek etkili olmadı. Ama dudak peelingi olarak da gayet işe yaradığını söyleyebilirim.

Selülitim yok denecek kadar az o nedenle o ektiyi gözlemleyemedim. Çatlaklarda azaltma yapmayı vaad ediyor çok mucizevi bir sonuç tabiiki olması ama ben ikinci paketi de alıp devam etmeyi düşünüyorum sanırım işe yarıyor. Ama kullanırken dikkat odanızda falan uygulayamazsınız ben direk küvete giriyorum çünkü feci dağılıyor her yer kirleniyor mecburen aman dikkat edin. Ama korkmayın leke falan olmuyor kesinlikle ama iyice yıkamak gerekiyor arındırmak için.

Türkiye'de üretilen ve hayvanlar üzerinde deneyde yapmayan bu markayı ve bu ürünü denemenizi öneririm yerli malı bir markaya destek olmak ve güzel bir ürün denemek güüzel olabilir bence….

REEC.
Devamını Oku »

22 Ağustos 2017 Salı

OJE İNCELEMESİ #59 : RIMMEL LONDON OJE NO : 023-GRAPE SORBET

Merhaba arkadaşlar;

  

Bugün size Rimmel London markasından bir ojeden bahsetmek istiyorum. Uzun süredir bu markayı kozmetik marketlerde görüyordum ama elim hep bildiğim ojelere gidiyor ve sadece bakıp almadan çıkıyordum Bu rengi görünce kardeşim de bende aynı anda ojeye uzandık ve hemen ikimizde kendimize birer tane aldık.

 


Oje şişeden o kadar harika bir renk olarak görünüyor ki görür görmez bayılmamak mümkün değil. Rimmel London markasının Super Gel serisinden bir oje. Bu seri ikili bir sistemle oje ve üst kat cila ile 14 güne kadar parlak ve kalıcı oje vaat eden bir seriymiş. Fakat ben aynı ojeyi günlerce kullanabilen birisi olmadığımdan ikinci aşamayı almadım. Bu seride pek çok güzel renk var ama dediğim gibi gözüme ilk bu rengi yani 023 numaralı Grape Sorbet rengi takıldı.

 


Nispeten ufakça silindir cam bir şişe ve siyah yine silindir bir kapakla ambalajı tasarlanmış. Gayet güzel kibar sade bir ambalaj tasarımı var. Oldukça sedefli ve metalik bir leylak rengi ojenin rengi. Oje kendinden parlak duruyor sürdüğünüzde ve gayet kolay sürüldüğünü de söylemeliyim. Tırnağınızın üzerinde çok güzel kayıyor ve dağılıyor. Açık renkte ojeleri sevmememe rağmen ilk kattaki açık haline de bayıldım. Ama benim favorim çift kat harika bir leylak pembe gülkurusu karışımı rengi elde ettiğim hali.

 


Oldukça pigmentli ve pürüzsüz sürülen bir oje uygulaması çok kolay ve zahmetsiz. Aynı şekilde çıkarması da çok pratik yapısı ince olduğu için ilk katta fırça darbeleri fark ediliyor ama genişçe bir fırça ile sürdüğünüzde bu sorun da yok oluyor. Günlük kullanım için de gece içinde çok güzel bir seçim ve kesinlikle çok memnun kalacağınız bir oje.

 

 

REEC.

 
Devamını Oku »

20 Ağustos 2017 Pazar

ARA ÖĞÜN ÖNERİSİ #17 : KENTON PORTAKAL KÜPLERİ

Merhaba arkadaşlar;
 
Bugün size yine ara öğün olarak atıştırmalık olarak tükettiğim bir üründen bahsedeceğim. Ama aslında bu ürün bu şekilde tüketilmek için yapılmış bir ürün değil. Bundan birkaç hafta önce markette gezerken Kenton markasının yeni ürünleri olduğunu gördüm. Pasta kek hamur işi yaparken kullanılmak üzere çeşitli ürünler çıkarmışlar. Bunlardan birisi özellikle ilgimi çekti. Dediğim gibi hamur işlerinde kullanılmak üzere pişirirken eriyip kaybolmayacak şekilde hazırlanmış minik portakal küpleri piyasaya sürmüşler.

Hem diyet dedin hem hamur işi dedin ne alaka diyorsunuz tabii hemen açıklıyayım. Ben tabiisi bunları pasta kek yaparken kullanmak için düşünmedim.  Arada canım tatlı çektiğinde kur meyveler yediğim gibi yiyebileceğim daha sevimli değişik ve tat olarak da güzel bir yiyecek olur diye düşündüm. Sonuçta kuru kayısı ya da incir alabiliriz yanımıza ama portakalı taşımak ve yemek gün içerisinde her zaman mümkün olmaz. Özellikle portakal tadını seven ve bazen geleneksel kuru meyvelerden sıkılan biriyseniz minik portakal küpleri hoşunuza gidebilir bence.
Kutunun içerisinden minik bir poşet içerisinde minik minik portakal küpleri çıkıyor karşınıza. Ürünün içeriği toplamda 85 Gram bence arada atıştırmak ve yanınızda taşımak için gayet iyi. Ayrıca isterseniz ağzı kilitli başkaca minik poşetlere ya da saklama kabına da aktararak yanınızda taşıyabilirsiniz.
Tadı kesinlikle portakal tadında gerçekten portakal suyu içmiş ya da portakal yemiş gibi bir tat alıyorsunuz. Yapısı dilimlenmiş meyve kurusu gibi değil daha çok kuşlokumunu andırıyor. Isıya ve pişirmeye dayanıklı olmak üzere yapıldığından çok yumuşak bir yapısı yok. Aslında böyle olması çok daha iyi oluyor herhangi bir akma bulaşma yumuşayıp sıvılaşma riski olmadan taşıyabiliyorsunuz.

Ayrıca bunun haricinde yoğurduma da karıştırarak tükettiğimde de gayet hoşuma gitti. Portakal aromalı meyveli yoğurt elde etmek için çok pratik oluyor. Henüz denemedim ama şişe suyuma ekleyerek su içmeyi becerme çalışmalarımda da kullanmayı düşünüyorum. Aklına sağlıklı beslenme çabaları içerisinde kullanılabilecek başka bir yer gelen varsa lütfen yorum olarak yazsın.
 
REEC.
 
Devamını Oku »

18 Ağustos 2017 Cuma

OJE İNCELEMESİ #58 : DEİNA OJE NO : 54

Merhaba arkadaşlar,
 

Bugün size yine bu yaz oldukça fazla kullandığım bir ojeden bahsetmek istiyorum. Deina markasının sanırım elimde olan tüm ojelerinin yazısını yazmayı başardım. Genel olarak renklerinden memnun kaldığım ve koleksiyonumda yer verdiğim bir marka oldu. Başka renklerini de denemek istiyorum öneriniz varsa yorum olarak bırakırsanız sevinirim.

Gelelim bu günkü ojemize; ojemiz klasik seriden 54 numaralı olanı. Rengi mor ve eflatun tonlarında oldukça güzel bir renk. Tırnakta oldukça güzel duruyor bence. Sürümü gayet kolay tırnakta gayet güzel yayıldı. Tek katta açık ton olarak kendini gösteriyor ama ikinci katta tam şişedeki rengi elde edebiliyorsunuz. İkinci üçüncü katları sürmekte herhangi bir sorun yaşatmadı.

Kuruması normal hızda ama kuruduktan sonra bir süre daha iz olmaması için korumak gerekiyor. Tek katta belki sorun olmaz ama çift kat kullandığınızda dikkat edin. Çıkarırken de aşırı bulaşma ve dağılma yapmadı. Kalıcılığını maalesef bilemiyorum her gün yenilediğim için ama gün içerisinde uçlardan soyulma falan yapmadığını söyleyebilirim.

 

REEC.
Devamını Oku »